Sarılığın
Sebepleri"
1 Fizyolojik (normal) sarılık:
Fizyolojik sarılık vaktinde doğan bebeklerin yaklaşık % 50 sinde, erken doğan bebeklerde ise daha yüksek oranlarda görülür İlk 24 saatten sonra, genellikle doğumdan sonraki 2veya 3 günde ortaya çıkar Karaciğerin henüz olgunlaşmaması ve yeterince bilirubin atamamasına bağlı olarak sarılık oluşur Genellikle ilk bir-iki hafta içinde kendiliğinden kaybolur ve bilirubin düzeyleri zararsızdır
2Yetersiz anne sütü alımına bağlı sarılık:
Yetersiz anne sütü alımına bağlı olarak yenidoğanların yaklaşık % 5-10 unda gelişir Belirtileri fizyolojik sarılığınkine benzer ancak biraz daha şiddetlidir
3Anne sütüne bağlı sarılık:
Anne sütü alan bebeklerin yaklaşık % 1-2 sinde görülür Bazı annelerin sütlerinde ürettikleri özel bir inhibitör madde sebep olmaktadır Bu madde ( enzim ) bebeğin barsaklarından normalden çok daha fazla bilirubini geri emmesine sebep olur Bu tip sarılık doğumdan sonraki 4-7 günde başlar ; 3-10haftaya kadar sürebilir Genellikle zararsızdır
4Kan grubu uyuşmazlığı: ( Rh veya ABO uyuşmazlığı)
Rh negatif (-) bir kadının bebeği Rh pozitifse (+) gebelik esnasında bebeğe ait eritrositlerin plasentayı aşarak anne kanında bağışıklık cevabına yol açması ile oluşur Bu bağışıklık cevabı ancak Rh pozitif bir bebeğin doğumundan veya yapılan düşükten sonra ortaya çıkar Bağışıklık cevabının şiddeti bundan sonra yapılacak her doğumla birlikte giderek artar
ABO uyuşmazlığında ise hemen her zaman anenin kan grubu O, bebeğin kan grubu ise A veya B dir ( Anti A duyarlılığı daha sık, Anti B duyarlılığı daha ağır seyirlidir)
Eritrositlerin parçalanması ile bol miktarda bilirubin oluşur ve bu da sarılığa sebep olurKan grubu uyuşmazlığında annenin kanında oluşan antikorlar bebeğin kanını yabancı madde olarak algılar ve eritrositlerini parçalar Sarılık fizyolojik sarılıktan farklı olarak ilk 24 saatte başlar Çok ağır tablolara sebep olabilir Ancak ilk yapılan doğum veya düşükten sonraki 72 saat içinde RhoGam enjeksiyonunun yapılması daha sonra doğurulacak bebeklerin yaşamını tehlikeye atacak antikorların oluşmasını engelleyebilmektedir
1 Fizyolojik (normal) sarılık:
Fizyolojik sarılık vaktinde doğan bebeklerin yaklaşık % 50 sinde, erken doğan bebeklerde ise daha yüksek oranlarda görülür İlk 24 saatten sonra, genellikle doğumdan sonraki 2veya 3 günde ortaya çıkar Karaciğerin henüz olgunlaşmaması ve yeterince bilirubin atamamasına bağlı olarak sarılık oluşur Genellikle ilk bir-iki hafta içinde kendiliğinden kaybolur ve bilirubin düzeyleri zararsızdır
2Yetersiz anne sütü alımına bağlı sarılık:
Yetersiz anne sütü alımına bağlı olarak yenidoğanların yaklaşık % 5-10 unda gelişir Belirtileri fizyolojik sarılığınkine benzer ancak biraz daha şiddetlidir
3Anne sütüne bağlı sarılık:
Anne sütü alan bebeklerin yaklaşık % 1-2 sinde görülür Bazı annelerin sütlerinde ürettikleri özel bir inhibitör madde sebep olmaktadır Bu madde ( enzim ) bebeğin barsaklarından normalden çok daha fazla bilirubini geri emmesine sebep olur Bu tip sarılık doğumdan sonraki 4-7 günde başlar ; 3-10haftaya kadar sürebilir Genellikle zararsızdır
4Kan grubu uyuşmazlığı: ( Rh veya ABO uyuşmazlığı)
Rh negatif (-) bir kadının bebeği Rh pozitifse (+) gebelik esnasında bebeğe ait eritrositlerin plasentayı aşarak anne kanında bağışıklık cevabına yol açması ile oluşur Bu bağışıklık cevabı ancak Rh pozitif bir bebeğin doğumundan veya yapılan düşükten sonra ortaya çıkar Bağışıklık cevabının şiddeti bundan sonra yapılacak her doğumla birlikte giderek artar
ABO uyuşmazlığında ise hemen her zaman anenin kan grubu O, bebeğin kan grubu ise A veya B dir ( Anti A duyarlılığı daha sık, Anti B duyarlılığı daha ağır seyirlidir)
Eritrositlerin parçalanması ile bol miktarda bilirubin oluşur ve bu da sarılığa sebep olurKan grubu uyuşmazlığında annenin kanında oluşan antikorlar bebeğin kanını yabancı madde olarak algılar ve eritrositlerini parçalar Sarılık fizyolojik sarılıktan farklı olarak ilk 24 saatte başlar Çok ağır tablolara sebep olabilir Ancak ilk yapılan doğum veya düşükten sonraki 72 saat içinde RhoGam enjeksiyonunun yapılması daha sonra doğurulacak bebeklerin yaşamını tehlikeye atacak antikorların oluşmasını engelleyebilmektedir

