√ Rutin Aşı Takvimi
• Doğum
Hepatit B
• 1 ay Hepatit B
• 2 ay BCG
• 2 ay DTP + TOPV
• 3 ay DTP
(*) + TOPV
• 4 ay DTP (*) + TOPV
• 6 ay Hepatit B
• 9 ay Kızamık
•
16 ay DTP (*) + TOPV
• 4-6 yaş DTP (*) + TOPV
• 14-16 yaş dT (**)
▪
Hepatit B: B tipi sarılık aşısı.
▪ BCG: Verem aşısı.
▪ DTP: "Difteri
Boğmaca Tetanoz" karma aşısı.
▪ TOPV: Ağızdan "Çocuk felci" aşısı.
▪ dT:
Eriştin tip difteri aşısı içeren "difteri Tetanoz" aşısı.
(*) İlk karma
aşıyla havale ve bilinç kaybı gözlenenlere DT (Difteri Tetanoz" aşısı
uygulanır.
(**) Erişkin tip difteri Tetanoz aşısı bulunamazsa yalnızca
Tetanoz aşısı yapılır. 10 yılda bir tekrarlanır.
♥ Ana Çocuk Sağlığı
Merkezi ve Sağlık Ocaklarında rutin olarak uygulanmayan diğer
aşılar:
"Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak" MMR (15. ay ve 5 yaş), "Hepatit A"
(0.1.6. ay), "Hemofilus influenza tip b" Hib (DTP+TOPV ile beraber) ve "Su
çiçeği" aşılarının (15. ay MMR ile beraber) olanaklar elveriyorsa rutin olarak
uygulanması sağlanmalıdır.
√ RUTİN OLARAK UYGULANAN AŞILAR
1983
yılında UNICEF (Dünya Çocukları Yardım Fonu) tarafından başlatılan "Çocuk
Yaşatma Devrimi"nin ilkelerinden biri de tüm çocukları aşı ile korunulması
mümkün, öldürücü ve sakat bırakıcı altı hastalık olan tüberküloz (verem),
difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci ve kızamıktan korumaktır. Ülkemizde bu
aşıların uygulanmasına öncelik verilmektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı 1998 yılı
itibariyle hepatit b aşısını da rutin aşı takvimi içine almıştır.
Aileler
çocuklarını bir yaşını doldurmadan önce b tipi sarılık, tüberküloz, difteri,
boğmaca, tetanoz, çocuk felci ve kızamığa karşı aşılatmış olmalıdırlar. Aşılar,
çocukları bir çok tehlikeli hastalıktan korur. Aşılanmamış çocuklarda beslenme
bozukluğu, sakatlık ve ölümler aşılı olanlardan daha sık görülür.
√ Rutin
Olarak Uygulanan Aşılar
• BCG (Verem)
• Difteri-Boğmaca-Tetanoz
•
Çocuk Felci (ağızdan, canlı)
• Kızamık
• Hepatit B (B tipi sarılık)
√ Güncel Aşılar
• Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (MMR)
• Hemofilus
influenza Tip B (Hib)
• Hepatit A (A tipi sarılık)
• Asellüler Boğmaca
• Çocuk Felci (adale içine, ölü)
• Su Çiçeği
• Grip (influenza)
• Diğer
√ Geliştirilmekte Olan Aşılar
• Parazit Aşıları
•
AIDS'e karşı aşı
• Kanser Aşıları
• Diğer
√ AŞILARIN BİRLİKTE UYGULANMASI
Bir kez uygulanmakla tam bağışıklık
sağlaması, aşılanan her bireyde ömür boyu bağışıklık bırakması ideal bir aşının
özellikleridir. Zayıflatılmış bazı canlı virus aşıları dışında bu ideale ulaşmak
henüz mümkün olmamıştır. Kalıcı ya da uzun süreli bağışıklık için aşıların bir
arada ve belli aralıklarla tekrarlar halinde uygulanması gerekmektedir. Aşılama
programı, aynı anda bir çok aşının beraber yapılarak, olabildiğince çok sayıda
hastalığa karşı direnç gelişimini sağlamalıdır.
Bir arada kullanılan
aşılar, iki yolla ugulanmaktadır. Birincisi birden fazla aşının üretim
aşamasında aynı enjektör içinde karıştırılarak kullanıma sunulması, ikincisi ise
birden fazla aşının farklı enjektörlerde değişik vücut bölgelerine
uygulanmasıdır. Aksi belirtilmedikçe aşılar, uygulayan kişi tarafından aynı
enjektöre çekilerek karıştırılmamalıdır. Bu durumun bir istisnası karma aşı ile
Hib aşısının aynı enjektör içinde verilebilmesidir.
Birlikte kullanıma
sunulan aşılar, söz konusu aşılara özgü yan etkileri şiddetlendirmezler. Kombine
aşıların en iyi bilineni "karma aşı"dır.
(Difteri-Boğmaca-Tetanoz).
Aşağıda bazı kombine aşı grupları sunulmuştur.
Her biri son derece güvenilir ve etkili aşılardır.
Kombine Aşılar
Difteri + Boğmaca + Tetanoz DTP
Difteri + Tetanoz DT
Erişkin tip
Difteri + Tetanoz dT
Kızamık + Kızamıkçık + Kabakulak MMR
Difteri +
Boğmaca + Tetanoz + Ölü Çocuk Felci DTP + IPV
Difteri + Boğmaca + Tetanoz +
Ölü Çocuk Felci + H. influenza tip b DTP + IPV+ Hib
Difteri + Tetanoz + Ölü
Çocuk Felci DT + IPV
Difteri + Asellüler Boğmaca + Tetanoz DTPa
Difteri
+ Asellüler Boğmaca + Tetanoz + Ölü Çocuk Felci DTPa + IPV
Difteri +
Asellüler Boğmaca + Tetanoz + H. influenza tip b DTPa + Hib
Difteri +
Asellüler Boğmaca + Tetanoz + Ölü Çocuk Felci + Hib DTPa+IPV+Hib
Difteri +
Asellüler Boğmaca + Tetanoz + Hepatit B DTPa + HBV
Difteri + Asellüler
Boğmaca + Tetanoz + Hepatit B + Hib DTPa+HBV+Hib
√ ÖZEL DURUMLARDA
AŞILAMA
Böbrek Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Şeker Hastalığı
Allerjik Hastalıklar
Gebelik
Bağışıklık Yetersizliği
İlaç
Tedavisi
Sinir Sistemi Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Kanser
Prematürelik
√ Böbrek Hastalıkları
Aşılama sırasında gelişen,
"proteinüri" adı verilen, idrarda protein atılımı durumu çoğu kez hekim ve
ailede kaygı uyandırır. Böbrek hastalığı olan ya da böbrek hastalığına eğilimi
olan çocuklarda proteinürinin ortaya çıkışı sıklıkla aşılamaya ara verilmesine
yol açmakta, çocuklar bir çok ciddi hastalığa karşı savunmasız kalmaktadırlar.
Fransa gibi bazı ülkelerde kronik böbrek hastalığında aşı uygulanması yasalarla
engellenmiştir. Fakat çeşitli araştırıcılar tarafından, aşı takvimlerinde
verilen dozlarda ayarlamalar yapılmak suretiyle uygulanan şemalarla güvenilir
bir bağışıklamanın sağlanabileceği ileri sürülmüştür.
Böbrek hastalığı
olan kimselerde, yapılan çeşitli çalışmalarla, BCG, ağızdan çocuk felci aşısı,
karma aşı, kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşılarının güvenle kullanılabileceği
kanıtlanmıştır. Yalnızca tifo aşısının yapılması önerilmemektedir. Aşılar
olabildiğince hastalığın iyilik dönemlerinde uygulanmalı, bir dozun tamamı
uygulanmadan önce azaltılmış dozlar uygulanıp, idrarda protein atılımı ölçülerek
durum değerlendirmesi yapılmalıdır.
√ Kalp Hastalıkları
Durumu stabil
(durağan) olan çocuklarda aşılama tehlikesiz bir girişimdir. Romatizmal kalp
hastalığı olanlarda, aktif dönemde aşı yapılmamalıdır. Kalp hastalığı olan
çocuklarda influenza ve kızamık aşıları özellikle ve ilk fırsatta
yapılmalıdır.
Şeker Hastalığı (Diabet)
Diabetli çocukların
infeksiyonlara direnci çok daha düşüktür. Bu nedenle genel kanının aksine, şeker
hastalığı olan çocuklarda aşılama programlarına çok daha fazla önem
verilmelidir. Hastalık kontrol altındaysa, çocuğun genel durumu iyiyse, idrarda
şeker atılımı en alt düzeylerde ve idrar çıkışı normalse diabtli çocuklarda aşı
uygulamalarının herhangi bir sakıncası yoktur. Dikkat edimesi gereken tek konu,
tifo ve paratifo aşılarının yarasız ve tehlikeli olduğu için uygulama dışında
bırakılması gerektiğidir.
Allerjik Hastalar
Günümüzde yaygın olarak
kullanılan aşıların daha saf olarak hazırlanmaları nedeniyle, allerjik
bireylerde aşılama sonrasında allerjik reaksiyonlar ve yan etkiler son derece
azalmıştır. Aşılar, mikrobun üretildiği ortama ait bazı maddeleri de içerirler.
Bazı aşılarda yumuta proteinleri (influenza, kabakulak, kızamık) eser miktarda
bulunur. Yumurta allerjisi olanlarda ürtikere yol açabilir. Kimi aşılar ise az
miktarda antibiyotik içerir. Kanamisin, neomisin gibi antibiyotiklere allerjisi
olanlarda döküntüler meydana gelebilir. Ancak bu gibi reasiyonlar nadiren yaşamı
tehdit edecek boyutlara ulaşır.
Allerjik kimselere tifo ve paratifo aşısı
yapılmamalıdır. Allerjik çocuklar, hastalıklarının aktif döneminde
aşılanmamalıdır. Aşının allerjik kişi için tehlike yaratabileceği bilinen
herhangi bir antibiyotik içermediğinden emin olunmalıdır. Şüpheli durumlarda
seyreltilmiş aşıyla test yapılabilir.
Gebelik
Hamile Kadınlarda Zarasız Olan
Aşılar:
Tetanoz
İnfluenza ( grip )
Çocuk Felci ( ölü IPV )
Kolera
Hepatit B
Yalnızca Gerekli Durumlarda Yapılması Gereken
Aşılar:
BCG
Boğmaca
Difteri
Kızamık
Meningokok
Pnömokok
Kuduz
Kabakulak
Hamile Kadınlara Yapılmaması
Gereken Aşılar:
Çocuk Felci (canlı TOPV)
Kızamıkçık
Bağışıklık
Yetersizliği
Doğumsal ya da sonrada edinilen bağışıklık yetmezliği
durumlarında canlı aşılar kesinlikle kullanılmamalıdır. BCG, kızamık, su çiçeği
gibi canlı aşılar takvim dışı bırakılmalıdır. İnaktif (ölü) aşılar ise aşının
etkin ve güvenilir olduğu kanıtlanmışsa kullanılmalıdır.
İlaç Tedavisi
Alan Hastalar
Kortizon ve kanser ilaçları kullanılan çocuklarda canlı aşı
kullanımı sakıncalıdır. Bu tip ilaçlar bağışıklık sistemini baskıladıkları için
BCG, kızamık ve su çiçeği aşısı uygulamalarından kaçınılmalıdır. Lösemili
çocuklar tedavi nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmasının tipik bir
örneğidirler. Bu çocuklarda aşılamanın, tedavi başlanmadan üç ay önce bitmiş
olması gerekmektedir. 3 - 12 ay içinde ilaç tedavisi almayacak olanlara kızamık
aşısı yapılabilir. İnaktif (ölü) aşılar lösemili çocuklarda güvenle
kullanılabilmektedir.
Sinir Sistemi Hastalıkları
İlerleyici beyin ve
sinir hastalığı olanlarda aşılama yapılmaz. Geçmişinde havale öyküsü olan
bebeklerde aşılar dikkatle uygulanır. Boğmaca aşısıyla ilgili ciddi sorunlar
ortaya çıkmışsa takvimden çıkarılır. Asellüler boğmaca aşısı (DTPa) ile
nörolojik yan etki olasılığı düşüktür. Saralı çocuklarda, havale geçirmeye
eğilimli bebeklerde ateş düşürücü ve gerekirse havale önlyici "diazem" koruması
altında aşı yapılabilir. Doğumda beyin zedelenmesi nedeniyle arazları olan
çocuklarda aşı uygulamaları 1 yaşına dek ertelenmelidir.
Kan
Hastalıkları
Kan dinmezliği (hemofili) hastalarında kanamaya eğilim nedeniyle
aşılar, hemen altında kemik bulunan, kanama olduğu taktirde kolay baskı
uygulanabilecek bir bölgeye yapılmalıdır. Akdeniz anemisi (talasemi) olan
çocuklarda olduğu gibi kan nakli gereken durumlarda, canlı aşı yapılacaksa, kan
verilmesinden en az 6 hafta sonra aşı uygulanmalıdır.
Kanser
Canlı
aşılar kanserli hastalarda sakıncalıdır. Ölü (inaktif) aşıların kullanımı
herhangi bir sorun oluşturmaz. Aşıların, hastalığın tedavi uygulanmayan iyilik
dönemlerinde yapılması uygun olur. BCG (verem) aşısı canlı aşı olmakla birlikte
kanserli hastalarda ciddi bir yan etkiye yol açmaz. Eğer kanserli hasta kuduz
bir hayvan tarafından ısırılmışsa, aşı mutlaka yapılmalıdır. Kanser tedavisi
tamamlanarak iyileşmiş hastalarda aşılar güvenle verilebilir. Ancak enjeksiyonun
radyoterapi ya da ameliyat olunmuş bölgenin dışında bir tarafa uygulanması
yerinde olur.
Prematürelik
Yapılan çeşitli araştırmalarla prematüre
bebeklerin 2 aydan itibaren aşılanmasının herhangi bir sorun yaratmadığı
kanıtlanmıştır. Ancak hastanede yatmakta olan prematürelere, diğer bebeklere
bulaşma riski nedeniyle canlı oral çocuk felci aşısı yapılmamalıdır. Vücut
ağırlığıyla aşılara bağlı yan etkiler arasında doğrudan bir ilişki olmamakla
birlikte Fransa'da BCG aşısının 3 kilogramın altındaki çocuklara uygulanmaması
yasal bir zorunluluktur. Ülkemizde bu konuda klinikler arasında farklı
uygulamalar mevcuttur.

